Saturday, November 14, 2009

Modern Turkey (5) Big Brother is Listening and Watching...

In the Islamic Terrorist, Fascist State of Turkey...

YOU are being listened to...

YOU are being followed by...


these two...the justıce minister and the prime minister.


Geldikleri gibi giderler!

(As they came, they will go!)

Mustafa Kemal Atatürk

Wednesday, November 11, 2009

The Real Turkey...10 Kasım 2009

ATAM

İZİNDEYİZ

Geldikleri

gibi

giderler!!!

Tuesday, November 10, 2009

Bugün 10 Kasım 2009 (Altemur Kiliç-YENİCAĞ gazete)

A moving article from Altemur Kiliç, son of Kiliç Ali, Atatürk's closest friend.
CR




Altemur Kiliç

Bugün 10 Kasım 2009

Bugün 10 Kasım; Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 71. Yıl dönümü... Başbakan Erdoğan doğru söylemiş, bu bir matem günü olmamalı, olmamalıydı...
Atatürk öldü diye matem tutacak yerde, mutlu olmamız ve O’nu bugün öyle anmamız gerekirdi! Ama ölümünden bunca yıl sonra, mutlu olamıyoruz işte! Tarifsiz endişeler içindeyiz; Özellikle - biz- O’nun “altın yıllarında” yaşamış olanlar için ne acı. Şimdi O’nun emanetine ihanet ediliyor ve mirası harcanıyor...
Cumhuriyetini sonuna kadar muhafaza ve müdafaa etmeye ant içmiş olanlar, şimdi, O’na ve emanetine ihanet edenler tarafından içeri tıkılmışlar. Aslında orada, Atatürk’ün “düşünceleri” yargılanıyor...
Ne güzel bir çizgi bant vardı; Anıtkabir’in önünde, kara gözlüklü iki adam, telsiz telefonda “Amirim daha dışarı çıkmadı, çıkınca yakalayıp getireceğiz” diyorlar! Kara mizah mı? Durum aynen böyle!

Babam başındaydı
O hayatta iken bize hiç ölmeyecekmiş gibi gelirdi... 10 Kasım sabahı, öldüğünü, Robert Kolej yemekhanesinde, bir musevi arkadaşımızın, “Babamiz öldu” diye, hıçkırarak ağlamasıyla öğrendik... Sanki dünyalarımız başımıza yıkılmıştı! Artık O’nun emanetini muhafaza etmek bize düşecekti ve hâlâ da düşüyor! Bugün bütün vatanseverlerin milliyetçilerin bu andı tekrar içmelerinin, zamanıdır...
On Kasım sabahı babam, Atatürk’ün ölüm yatağının başındaydı... Atatürk “saat kaç” demiş ve babam cevap vermişti; “Dokuzu beş geçiyor Paşam” diye! Ve gözlerini de babam kapatmıştı!
Babam, o tarihten sonra hiç eskisi gibi olamadı. Hayatta iken, 10 Kasım sabahları siyah elbisesini giyer, hiç konuşmadan törenlerı dinlerdi... Bütün gün hiç konuşmazdı!
Atatürk ölürken, Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak ağlayarak, “Bir tarih göçüyor Kılıç” demişti... Ve hakikaten de “bir tarih göçmüştü” !
Bugün törenlerde Atatürk’ü övenler, Atatürk defterine bağlılık sözleri imzalayanların bazıları, kesinlikle samimi değiller... Nereden mi bellli; geçmişte O’nun Cumhuriyeti hakkında söylediklerinden!
Atatürk ve devrimi bir çağın başlangıcı bir “millattır” ... Ve Atatürk’ü matemle değil, her milat gibi şenliklerle, mutluluklarla anmamız gerekiyor! Fakat ben bugün hiç mutlu değilim. Korkarım, Atatürk’ü Anıtkabir’inden çıkarıp tarihe gömmek, unutturmak isteyecekler diye! Sağdan, soldan saldırılara başladılar bile!
Ancak O, tarihe sığmaz. Umudum, gene ve son güne kadar Türk gençliği, Türk Ordusu!

Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938..10 November 9:05AM)

Mustafa Kemal Atatürk
(1881-1938...10 November 9:05AM)

Ne mutlu Türküm diyene